27 Ekim 2014 Pazartesi

I. Sınıf Gezi Stajı / Hasankeyf

Gezi Stajı kapsamında Batman'ın Hasankeyf ilçesini seçtim. Hasankeyf çok eski bir yerleşim yeri olan tarihi bir yer. 13.yy a kadar giden tarihi, doğal yollarla oluşan mağaralarla, kendini günümüze kadar korumuş durumdadır. 1982 yılında sit alanı ilan edilmeden önce yöre halkı halen Hasankeyf mağaralarında yaşıyorlarmış. Alınan kararla halk, yerleşim yerlerinden çıkartılıp yamaçlarda yapılan 1 veya 2 katlı kerpiç evlere göç etmek zorunda kalmışlar. Biz gittiğimizde bizi çok sıcak ve sevecen karşılayan insanlar, hem bize şu anda çıkılıp gezilmesi yasaklı olan mağara bölgesine çıkarttılar hem de bölge tarihiyle ilgili başka yerden bulamayacağımız bilgiler verdiler.
Dicle Nehri'nin tam ortasından geçtiği bu şehir, yerleşim kararları ve yaşam koşullarında çok büyük rol aynamış.
Dağların içindeki mağaralarda 90lı yıllara kadar aktif yaşamın devam ettiği bu yerleşke, yerli halka göre şu an yaşamak zorunda kaldıkları evlerden daha konforluymuş. Sit alanı ilan edilip, yaşam alanlarına çıkışın yasaklanmasıyla beraber, şehrin mezarlığı da erişilmez olmuş. Halkın en çok rahatsız olduğu konu da bu. Ailelerinin ve yakınlarının mezarlarını ziyaret etmelerinin yasak olduğunu ve yıllardır yaşadıkları evlerine artık gidemediklerini söylüyorlar.
Bu durumun en büyük nedeni de 2012 yazında açılacak olan baraj çalışması. Bu barajla beraber göz göre göre sular altında kalacak bu antik şehir için halen protestolar ve baraj çalışmalarının sonlandırılma çalışmaları devam ediyor.


Batman'dan yola çıkıp Hasankeyf'te indiğimiz anda tanıştığımız ve akşam da bize evini açıp şehirde rahat etmemizi sağlayan Cemil Abi




Cemil Abi sayesinde çıkılması yasak olan bölgelerde gezme şansımız oldu. Bununla birlikte şehrin tarihiyle ilgili de bilgiler edindik.

Magaraların içinde, ocak yatak odaları ve ortak kullanım alanları mevcut. Mutfakların içindeki ocak olarak kullanılan derinliklerde yemeklerini pişiriyorlarmış.















Şehrin mezarlığı, arazinin en yüksek bölgesinde bulunmakta. Bununla birlikte şehirde Selçuklulardan kalan bir de kule bulunuyor. Günümüzde minare olarak kullanılan bu kule şehrin her yerinden görülebilecek bir konumda.













Cemil Abi'nin evinde kalırken, komşu evlerdeki çocuklar da sokakta top oynuyorlardı. Biz de onlara katıldık ve evlerinde çay içtik.

Ecrin :)





Hasankeyf'ten ayrılacağımız günün sabahında, baraj yüzünden, sular altında kalacak şehri izleyerek kahvaltı yaptık.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder